AÖF Web Tasarımı ve Kodlama – Ne Okuyoruz?

AÖF Web Tasarımı ve Kodlama Genel

HANGİ BÖLÜMÜ OKUYORUZ / OKUMUYORUZ ?

Merhaba arkadaşlar. Kaç zamandır sayfayı incelerken dikkatimi çeken; beklentiler ve kararsızlıklar oldu. Sektörde uzun zamandır aktif biri olarak naçizane bilgiler paylaşmak isterim.

– Soru: Hangi programlama dilini öğrenmeliyim?

Öncelikle bir karar vermek gerekiyor.

  • Web için proje ya da site mi geliştireceksiniz?
  • Masaüstü uygulamalarla mı meşgul olacaksınız?
  • Android, iOS gibi mobil ortamlar için mi bir şeyler yapacaksınız?
  • Herhangi bir programlama dili ile ilginiz oldu mu?

Bu bölümü okuyan biri için ilk ve son sorular önem arz ediyor. Bu yüzden ikinci ve üçüncü sorular için geliştirici bilgilerini bu bölümden edinmeniz mümkün değil. Web için proje geliştirmek istediğinizde karşınıza bir soru daha çıkacak.

  • Hangi platformda web ile uğraşacaksınız?

Ağırlıklı olarak Linux işletim sistemli sunucularda PHP dili ile yazılan siteler yayınlanır. “Windows sunucularda yayınlanamaz” anlamı çıkarılmasın. Gerekli derleyici platformlara sahip ve Apache destekli Windows sunucularda da PHP kodları çalışabilmektedir. Ancak performans kaybı yaşanır. Windows sunucularda yayınlanacak sistemler için ise ASP ya da ASP.NET dilleri tercih edilmelidir. Kod yazım şekli PHP ile çok farklıdır.

Bu bölüm bize ne verecek?

Açık konuşmak gerekirse pek bir şey vermeyecek. Çünkü; PHP dilinin giriş seviyesinin birinci basamağında, ekrana “çıktı” yazdırmak için aşağıdaki gibi bir kod kullanılır. 

Bu temelin de temeli olan koda bile kitaplarda rastlamak mümkün değil iken web programlama dili öğrenme konusunda beklentileri yükseltmemek lazımdır. Bölümün adı her ne kadar “Web Tasarımı ve Kodlama” olsa da bu addaki “Kodlama” kısmı ciddi derecede tartışmaya açıktır. Çünkü kodlama; html etiketlerinden (tag) ya da CSS seçicilerinden ibaret değildir. Fonksiyonları, sınıfları hatta sonraki aşamalarda nesneye yönelik programlamayı (OOP) bilmeden E-ticaret gibi ciddi işlere kalkışmanın sonu maalesef hüsran ile sonuçlanabilmektedir.

O zaman hazır sistemlere mi yoğunlaşalım ?

Wordpress, Joomla, Drupal gibi sistemleri kullanarak bir web site inşa etmeniz mümkün. Ancak bu sizi web tasarımcısı ya da programcısı yapmaz. Elbette bu sistemleri tanımakta, çalışma mantıklarını bilmekte fayda var. Ancak sistemi kullanmak ile sistem üretmek arasındaki ciddi farkı doğru anlamak lazım. “Balık mı, onu tutacak olan olta mı ?” sorusu ile karşı karşıya kalıyoruz bu durumda. Ya da oltayı yapacak mühendis mi? Başta WordPress olmak üzere bu hazır sistemler size portfolyo sitesinden tutun, elektronik katalog, eklentiler dahilinde e-ticaret sitesi, kurumsal ya da kişisel tanıtım siteleri gibi yapıları oluşturmanıza elverişli olabilir. Ancak eklenti temelli olan bu hazır sistemler, yeni güncellemeler çıkardıkça, sizin siteleriniz ile bire bir ilgilenme mecburiyetiniz doğacaktır. Çünkü siteyi yapıp yayına vermekle web sorumlusunun işi bitmez. Onu güncel, stabil ve teknolojiye uyumlu halde tutmak da işinizin bitmesinin ardından takip etmeniz gereken süreçlerdendir.  Ayrıca bir sistemin kodlarının açık kaynak olması, paylaşım açısından her ne kadar liberal olsa da güvenlik bakımından da bir o kadar sıkıntılı durumdur. Kendi yaptığınız bir ev için; kullandığınız her bir malzemenin, kilit ve kapı yapısının herkes tarafından bilindiğini düşünün. Ürkütücü değil mi? 🙂